Türbanlı Öğretmenime Anal Seksi Öğrettim Seks Hikayesi Oku

merhaba Sex Hikayeleri tutkunları benim adım Orhan, 23 yaşındayım ve üniversitede sonra atanmayı bekleyen öğretmenlerde biriyim. İki ay önce yazıldığım ehliyet kursunun türbanlı öğretmeni ile aramızda geçen anlatmaya değer ve her hatırladığımda yarrağımı demir gibi sert yapan olaydan söz edeceğim. Tabi bu hikayeye başlamadan evvel sitede ki diğer hikayeler için hikayeyi yazan arkadaşlara tek tek teşekkür ederim çünkü ben tam bir porno hikayesi tutkunuyum. Evde olsun, yolculuk esnasında olsun elime geçen her fırsatta sikiş hikayeleri okurum :).

Aslında bu alışkanlığım yıllardır var fakat daha önce hiç bir porno hikaye yazmak için bilgisayar başına geçeceğimi tahmin etmezdim. Pek hikaye adı altında anlatabileceğim olaylar başıma gelmediği için gelmez zannediyordum ama geçen hafta dar kot pantolonlu ve türbanlı öğretmenim ile sikiş deneyimim tüm bu düşünlerimi bir kenara atarak sizlere yaşadıklarımı aynen anlatma ihtiyacını hissettirdi bana :). Sözünü ettiğim türbanlı öğretmen tam benim boyumda, yani 178 boylarında, bire bir manken fiziğine sahip, oldukça kibar ve alımlı bir kadın. Türbanlı olması onun sahip olduğu kadınlığı, seksiliği gizleyemiyor inanın. Kimi zaman kursa gelirken giydiği dar pantolonlaro yüzünden ortaya çıkan kocaman götü sadece beni değil kursa gelen her erkeği mest ediyor. Kursa ilk yazıldığım gün ne yalan söyleyeyim içten içe “kim sikiyor ya böyle kadınları, kim abi bunların sikicisi” diyerek isyan ediyordum ama sonunda ancak hayal edebileceğimi düşündüğüm böyle bir güzellikle sikiştim.
Dediğim gibi bu olay geçen hafta oldu. Türbanlı öğretmenim ilk yardım eğitimleri verdiği için ilk yardım derslerini iple çekerdim. Kimi zaman saçma sapan konular olduklarını bilsemde türbanlı öğretmenime giderek soruları sorar, ayak üstü de olsa sohbet konuları açmaya çalışırdım. Sikiştiğimiz günün öğlen saatlerinde öğretmenim yanıma gelerek bana hangi üniversiteyi bitirdiğimi sordu. İstabul üniversitesini bitirdiğimi kursa kayıt sırasında doldurmamı istedikleri evrakların üzerine yazdığımdan olsa gerek kendiside İstanbul üniversitesi mezunu olduğu için kendini bana yakın hissetmiş olacak ki sohbete böyle giriş yaptı. Üniversite hakkında, üniversitede ki öğretmenler hakkında en az yarım saat boyunca ayak üstü sohbetimizi sürdürdük. Bu sohbetin sonunda inanın bana hiç aklıma öğretmeni bir yere davet etmek geçmezdi. Bana kalsa o akşam üzeri yemek için buluşulmazdı ama neyseki durum bana kalmamıştı ve ilk yardım öğretmenim akşam kurs çıkışı yemek ısmarlamak istedi.
Okuduğum üniversitenin böyle bir işe yarayacağını ne kadar düşünürsem düşüneyim aklımın ucundan dahi geçmezdi ve mezun olduktan sonra iş bulamasamda bana böyle bir imkanı verdiği için o an “iyiki okumuşum şu okulu” demiştim içten içe :). Öğretmenimin teklifini kabul ederek saat altıda buluşmak üzere, yani kısa bir süreliğine ayrıldık. Ben o andan sonra hiç bir şeye konsantre olamıyordum ve sürekli türbanlı ilk yardım öğremenini düşünüyor, akşam yemekten sonra acaba aramızda bir şeyler olur mu diye merak ediyordum. Lafı kısa tutarak direk buluşma saatine atlamak istiyorum. Saat altı olduğunda söz ettiğimiz yere giderek onu beklemeye başladım. Sanırım on dakika kadar bekledikten sonra hafif koşar hafif yürür adımlarla yanıma geldi. Önce geç kaldığı için özür, ardından da neden geç kaldığını anlatmaya başladı. Ben gülümseyerek “boş verin hiç önemi yok, hadi yemeğe geçelim artık acıktım” dedim ve elimi eline uzatarak tutup yürümesi için çekiştirmeye başladım.
O an bir kaç saniye boyunca oda benim elimi tuttu ve sanki “hadi gidelim artık” demek için değilde el ele tutuşarak yürümek için elini tutmuş gibi olmuştum. Bu durumdan şikayet ettiğim için değil yanlış anlamayın, aksine türbanlı öğretmenin o yumuşacık ellerini tutmak, tutarken o yumuşak ellerin arasına yarrağımı koyarak okşatmak aklımdan sık sık geçti. Bir kaç saniye el ele tutuşmuşta olsak ardından elini bıraktıktan sonra hafif sertleştiğimi bile itiraf edebilirim. Sonrasında sokakta, kaldırımda yürümeye ve yemek yiyecek bir yerler aramaya başladık. Aslında cadde üzerinde bir çok lokanta türü yerler vardı ama şahsen ben içerisi biraz saki olan yerlere bakıyordum. Bir kaç dikkat geçtikten sonra içeride bir kaç kişinin olduğu yalnız mekan büyük olduğu için içeridekileri kişilerin sorun olmayacağı bir yere geçtik. Ben öğretmenimi masanın birine oturtarak yemek istediği yiyeceği ve kendime yiyecek almak için kasaya geçtim. Siparişleri hazırlatırken kasanın önünde bekliyordum ve gözüm sadece ama sadece seksi türbanlı öğretmenimde idi.
Pek uzak değildi aramız, yani oturduğu yer ve benim yemek aldığım yer en fazla onbeş metre falandı fakat o uzaklıktan bile kadını ayaklarından başına kadar uzun uzun süzdüm ve özellikle oturduğunda kabaran o götü sanki oturduğu plastik sandalyeye sığmıyor gibiydi. Bilemiyorum türbanlı götü siktinizmi ama ben o an dakikalarca, yemekler gelene kadar türbanlı öğretmenin götünü düşündüm ve içine girdiğimi hayal ederek ellerim cebimde yarrağımı tutarak sıktım. Yemekler gelene kadar inanın yarrağım öyle sertleşmişti ki dışarıdan bakıldığında net bir şekilde serleştiği belli oluyordu. Aslında bunun olmasını biraz da bilerek istemiştim çünkü hatuna amacımı belli etmem gerekiyordu. Bunun nedeni bu akşam illaki sikişmemiz gerekiyor değil, bunun tek bir nedeni vardı oda “eğer sen böyle bir şey düşünüyorsan, yani benimle yatağa girmeyi düşünüyorsan ben buna dünden razıyım” diyebilmekti :). Yemekleri aldığımda, masaya giderken gözlerimi gözlerinden ayırmadım ve yarrağıma bakacak mı diye merakla bekledim.
Hiç abartmıyorum yanına gelene kadar pek dikkat etmedi ama önünde dikildiğimde ve yemeğini vermek için hazırlandığımda gözlerini yarrağımın üzerinden ayıramadığını gördüm. Üstelik öyle normal bir bakış atmıyordu, bildiğiniz yarrağıma ağzının kenarından sular akarcasına bakıyordu. Yemeği masaya bıraktıktan sonra tam karşısına oturdum ve “afiyet olsun” diyerek yemeğe başladım. Oda benimle beraber başladı ve yarım saat kadar hem sohbet ederek hemde yemek yiyerek orada oturduk. Türbanlı öğretmenimin üzerinde bakmaya değer sadece dar kot pantolonundan fırlayan götü yoktu, söylemeyi unnuttum ama üzerindeki krem rengi gömleğinin göğüs kısmıda oldukça dikkat çekici görünüyordu. Biraz gayret ederseniz, sabrederseniz zaman zaman öğretmenin sütyenini bile görebilirsiniz öyle söyleyim size. Sizin anlayacağınız karşımda sikiş için en ideal türbanlı orospu vardı diyebilirim. Zaten türbanlı sikiş fantaziniz yoksa bu hatunu bir kaç saniye görün o andan itibaren içten içe türbanlılarla sex yapmayı isteyeceksinizdir.
Yemeğimi yerken sık sık göğüslerine daldım gittim ama bu ortamdan kopmama neden olmuyordu, öğretmenimi izlesemde; göğüslerini, kalçalarını hayal ederek yemek yerken sertleşsemde tamamen oradaydım ve her sorduğuna anında cevap veriyordum. Yemek boyunca sağdan soldan konuştuk, zaman zaman özel konulara girdik ve sonunda da duramadım kendisine erkek arkadaşının olup olmadığını sordum. Bir erkek arkadaş yada bir koca veya ne bileyim bir partnerinin olup olmadığını sordum. Beklediğim cevap tabiki “hayır yok, seninim” türünde birşeydi ama bana evli olduğunu söylediğinde biraz geri vites yapmadım değil. O an, evli olduğunu öğrendiğim an “acaba bu normal bir yemek mi” diye merak ettim. Bir süre içerisinde bulunduğum ortamı düşündüm durdum ve bu yemeğin aslında sıradan bir yemek olabileceği ihtimali üzerinde durmaya başladım. Bu durum belki bir dakika sürmüş olabilir çünkü evli olduğunu ama kocasından ayrı yaşadığını söylemesi biraz zaman almıştı.
Kocasından ayrı yaşadığını söylediği an her ne kadar üzülmüş numarası yapsamda, “tüh ya kötü olmuş” falan desemde içten içe seviniyordum tabiki. Yemeğin sonunda bir kaç dakika daha orada kaldık ve ben hemen gece bitmesin ayrılmayalım diye “istersen başka bir mekana geçelim, kahveleride orada içelim” dedim. Aslında amacım kahve fala değil tabiki, amacım gecenin biraz daha ilerlemesini sağlamak ve sonunda kedimi onun evine davet ettirmek. Kahve fikrinden sonra hiç beklemediğim bir anda türbanlı azgın öğretmen bana kahveyi evinde ikram edebileceğini söyledi. Teklifini hiç ikilemeden kabul ettim, hatta öyle bir kabul ettim ki o daha teklifini bitirmeden ben “tamam olur” demiştim. Bunun için bile bir kaç saniye gülüşmekten kendimizi alamadık :). Sonunda yemek yediğimiz yerden çıktık, hemen bir taksiye atlayarak öğretmenin evine gittik. Semt olarak söylemek istemiyorum sonuçta onunla hala görüşüyorum ve ilişkimizin zarar görmesini istemem :).
Lakin yemek yediğimiz yerden taksiye bindiğimizde evine geçmemiz on dakika falan almıştı. İçeri girdiğimizde beni salona, televizyonun başına alarak kendi içeri kahve hazırlamaya gitti. Kahveden önce “ben biraz rahat birşeyler giyeyim” diyerek yatak odasına girdi, çıktığında ise tam bir ev hanımı gibi olmuştu. Yani başındaki eşarptan tutunda altındaki eteğe kadar tam bir ev hanımıydı. İşte o an ikici bir fantaziye sahip olmuştum, fantazim türbanlı ev hanımlarıyla sex yapmaktı. O ev hanımı benim o ana kadar gördüğüm en ateşli ve sex düşkünü ev hanımlarından biri gibi görünüyordu. Üzerini değişip mutfağa geçtiğinde bir kaç saniye salonda oturdum, oturdum ama daha fazla oturamayarak peşinden mutfağa girdim. Mutfakta ki sandalyelerden birine oturarak bana kahve yapmasını izlemeye başladım. Altında dar kot pantolonu yoktu, aksine bol bir eteği vardı ama eteğinin kalça kısmı inanın etekten on-onbeş santim geride duruyordu. Kadının götü o kadar kabarık ve tahrik ediciydi ki inanamazsınız.
Kahveler olana kadar orada izlediğim kalça manzarasını şu ana kadar izlediğim en kaliteli porno filmlerde izlememişimdir emin olun. Zaten daha önce hiç türbanlı pornosu izlemedim ama ne kadar izlemiş olmasamda öyle bir görüntünün, izlerken aldığım o hazzın bana başka bir kadından daha geleceğine ihtimal dahi vermiyorum. Kahveler hazır olduğunda şöyle bir başını çevirdiği an beni götünü izlerken yakalamıştı ama gülümeyerek kahvemi uzatıp “hadi içeri geçelim” demişti. Onu izlerken ilk yakalanışım değil tabi bu :). İçeri geçtiğimizde karşılıklı olarak oturup kahvelerimizi yudumlamaya başladık. Bir kahveden alıyordum bir öğretmenin orasına bırasına bakıyordum. Daha önce yarrağımı sertleştirdiğim ve yanına gidereken yemeğini vermeden önce bir kaç saniye yarrağımı sergilediğim aklıma gelince aynı şeyi oradada yapmak istedim. Yarrağımı sertleştirmek o an için bana çokta zor gelen birşey değildi aslında. Zaten kısmen sertleşmiş gibiydi, biraz konsaltre oluca kısa sürede yarrağım yine demir gibi sertleşmişti.
Bir kaç saniye içerisinde o kabaran yarrakla türbanlı öğretmenin dikkatini çekmeyi başardım. Artık karşılıklı oturmuş birbirimizin orasına bırasına bakıyorduk ve içten içe çılgınca hayaller kuruyordum. Yani en azından ben öyle yapıyordum diyebilirim ve öğretmeninde sertleşmiş yarrağıma bakarken hissettiklerinin aynı şeyler olduğu kuvvetli ihtimaldi :). Kahvemizin son yudumlarını alırken türbanlı öğretmen ayağa kalktı ve “ben bir fincan daha alacağım, ister misin sende” diye sordu. Yüzüne karşı “seni sikmeden gitmeyeceğim için kaç fincan yaparsan yap” demek istedim ama söyleyemedim tabi. Türbanlı öğretmene sertleşmiş yarrağımla bakarak “tabi neden olmasın içerim” dedim. O içeri gittiğinde, yani mutafğa gittiğinde bir kaç dakika salonda bekledim ama yine fazla duramayarak peşinden mutfağa gittim. İçeri girdiğimde yine aynı yerime oturarak kahveyi yaparken sallanan götünü izlemeye başladım. Bana tam olarak arkası dönüktü ama götünü izlediğimi anlamışcasına sesnelerek “yakından bak istersen” deyip beni yanına çağırdı.
Neden öyle dedi bilmiyorum, belki oraya kahve yapışını izlemek için geldiğimi falan düşünmüş olabilir ama tabiki kahveden ziyade kocaman götü benim daha çok dikkatimi çekiyordu. Söylediği gibi yanına gittim ve mutfağın içinde yan yana ayakta durarak kahve yapmaya başladık. Ben bir kaç dakika durduğum yerde durduktan sonra elimi biraz öğretmenin, yani türbanlı ev hanımının götüne doğru yaklaştırdım. Biraz arkasında olduğum için sağ elim tam olarak götünün üzerinde duruyordu. Biraz elimi ittirrerek götüne dokudurdum. İlk dokundurduğum da pek bir şey söylemedi, birşey yapmadı ama ikinci kez biraz fazla dokundurmuştum o yüzden başını çevirerek gözlerimin içine baktı ve gülümseyerek “şşşşş, sakin ol” dedi. Bu uyarı kimine göre geri adım atmanın zamanının geldiğini söyleyebilir ama ben o “şşşşş” sesini duyduktan sonra elimi türbanlı ev hanımının götüne tamamen dayadım. Elimi götünün üzerinde hissedince oda kendini biraz geri doğru ittirdi ve sağa sola hafifçe sallamaya başladı.
Bizim mutfakta türbanlıyla sikiş faaliyetimiz tam o anda başladı diyebilirim. Götünü sağa sola sallayıp elime sürttürmeye başladığı an aynı zamanda kahvenin altını kapatarak ellerini mutfak sehpasının üzerine koydu. Karşımda bir nevi ayakta hafif domalıyor ve götünü bana sürttürüyordu. Bu şuan bir anda başlayan bir olay gibi görünüyor olabilir ama olayın içinde olan ben olduğum için inanın türbanlı kızı o kıvama getirene kadar aradan sanki yıllar geçmişti ve elimden gelen her şeyi yapmış gibi hissediyordum. Halbuki şöyle dışarıdan bakıldığında bir kaç dakikalık iş ve hiçte öyle uğraşılmış bir durum değil :). Sanırım iki yada üç dakika falan mutfakta oynaştıktan sonra türbanlı kız beni elimi tutarak yatak odasına götürmek istedi. Bilemiyorum bu tür fantaziler benim işim değil, tarzım değil ama o an “boş ver yatak odasını, mutfakta sikişelim” dedim ve elinden tutup tekrar sehpanın üzerine domalttım. Bu defa elimi değil yarrağımı sürtmek için kalçalarından sıkıca tutup kendimi ona dayadım.
Bu çok kısa sürdü, belki bir dakika bile sürmedi. Hemen eteğini aşağı doğru sıyırmaya ve amcığını, göt deliğini açmaya başladım. Bu sırada oda başındaki türbanı çıkartmaya yeltendi ama ben elini tutarak “hayır o dursun sakıncası yok” dedim ve sadece eteğini ve külotunu çıkarttım. Karşımda savunmasız ve sikiş için hazır bir halde dururken yarrağımı çıkartmak üzere pantolonumu sıyırarak aşşağı indirdim. İnanın pantolonumu tamamen çıkartmak için zamanım bile olmadı. Pantolonumla külotumu dizlerime kadar indirip hemen yarrağımı elime alarak göt deliğinin üzerine, amının üzerine sürttürmeye başladım. Bir kaç sürtünmenin ardından türbanlı öğretmenin amından akan sular sayesinde sırılsıklam olan yarrağımı öğretmenin amından içeri iteklemeye başladım. Daha yarrağımın başı girmişti ki öğretmenin iniltileri dört bir yanda yankılanıyordu. Odanın içerisinde ki o inilti dalgalanmaları çok enteresandı aslında. Yani bir odanın içerisinde böylesine inilti sesinin çokluğu tuhaf gelmişti bana o an nedense.
Yarrağımın tamamıı içine sokup çıkartmaya başladığımda öğretmende bende artık istediklerimizi elde etmiştik. Onu bilmem ama ayakta on dakika boyunca çakmışımdır ve on dakikanın tamamında gözlerimi komple açıpta şöyle bir etrafa baktığımı hatırlamıyorum. On dakika boyunca kendinden geçmiş bir şekilde türbanlı öğretmeni mutfakta ayatkta çatır çatır dürttüm. Bu çatırtıların ardından sonunda öğretmenim mutfak tezgahının köşelerini kırmak için tutarcasına sertleşince orgazm olduğunu anladım ve onun orgazmının ardından bende kedimi tutmayı bırakarak çok geçmeden boşalmaya başladım. Kadın her ne kadar rahat olursa olsun, her ne kadar tekrar sikişmek için yanıp tutuşacağım bir kadın olursa olsun tabiki içine boşalmak gibi bir aptallık etmedim :). Boşalacağım zaman yarrağımı ayakta zor duran türbanlı öğretmenimin amcığından çıkartarak sadece götünün sol yanağının üzerine boşaldım. Gerçi ben boşaldım diyorum ve sizin aklınıza bir kaç damla sperm geliyor olabilir, normaldir.
Fakat o an olan şey bu değildi. Yarrağımı türbanlı öğretmenin götünün yanağına bıraktım ve yavaş yavaş boşaldım ama gözlerimi açıp kendime geldiğimde orayı adeta spermle yıkadığımı fark ettim. Kadının götüne o kadar çok boşalmıştım ki bırakın götünün üzerini resmen bacağının biriside oldukça yoğun bir şekilde sperme bulanmıştı. Kedimi sandalyelerden bir yere atarak dinlenmeye başladım, o sırada türbanlı zilli öğretmende “hemen geliyorum” diyerek banyoya girdi ve götünün üzerindeki spermler başta olmak üzere komple yıkanıp çıktı :). Ben o an duşa girmedim çünkü işim bitirdikte sonra yanında kalmayı pek düşünmedim. Yani her ne kadar kocasından ayrı yaşıyor da olsa azgınlıktan yarrağıma söz geçiremediğim bir ruh halinde olmadığım sürede o evde türbanlı öğretmen ile baş başa kalmayı düşünmem :). Gerçi o durum pekte fazla gecikmedi, yani o evden çıktıktan sonra en fazla bir saat aklım orada olmamıştır, bir saatin sonunda yine türbanlıyla sikiş için can atmaya başladım.
Şuan öğretmenimle görüşüyorum. Hala zaman zaman derslerde veya tenefüslerde kantinde falan görüşüyor çay falan içiyoruz. Pek emin değilim ama bu hafta sonu tekrar evine gidecek gibi bir halim var. Aslında o gecede sonra öğretmenim olduğu için kurs bitene kadar görüşme taraftari değil gibi ama ben vaz geçmem bu ilişkiden :). Umarım bir süre sonra yeni sex hikayesi ile karşınıza çıkarım çünkü arada kısa bir süre geçmesine rağmen yine yarrağıma söz geçiremiyorum ve öğretmenimi özlüyorum..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder